SizdenGelenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SizdenGelenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İliklerime Kadar Senim Bu Gece | Sizden Gelenler
















Cezbeden cazibelerinle beraber,

Nağmeler eşlik ediyor ben yürürken.

İçimde tarif edilemez bir burukluk,

Çiğ damlaları akıyor gözümden,

İliklerime kadar senim bu gece.


Ceren Duran

İnstagram: @cerenduran22


AŞK | Sizden Gelenler


 











Bir nefsin nefesi olmak mıdır aşk ?

Bir bulutun yağmuru olmak varken,

Bir çift gözden akmak mıdır ?

 

Bir zeytin dalı mıdır sevgi ?

Bir çocuğun en çok ihtiyacı iken,

Bir varmış bir yokmuş mudur ?

 

Bir yaban çiçeğini gülle kıyaslamak mıdır adalet ?

Bir menekşe kokusunda seni aramak varken,

Menekşe'nin kokusuz olması mıdır kıymet ?

 

Bir umut mudur gelmek ?

Gitmek düş kırıklıkları iken,

Sen ben midir mesafe ?

 

Bir nefes kadar yakınken bir o kadar da

Uzak olmak mıdır ölmek ?

Ben gözlerinde yaşarken ,

Kefenim midir göz kapakların ?


Ceyda.

instagram: @eceydda


Barış İçin | Rıza Çolakoğlu



















Öz insan kardeşini sevmeyen insan değil               
    İnsan ya aşınadır ya dosttır düşman değil
   
 Kim zerrece kin taşır öz insan kardeşine
   İmandan  dem  vursada  imanı  iman değil
    
Bugün sen bana yara yarın bana düşersin
    Bana fayda yardımın bir borçtır ihsan değil
    
Bilmem nasıl kıyıyor insan öz kardeşine 
 Bu  vahşi huy canavar huyudur vicdan değil
    
Eğer asıl arasak hep bir adam nesliyiz
Âmce , dayı , dost , kardeş hiç kimse yaban değil  

Âkıl şaşırıcıdır insanın yaptıkları
Yazık insana düşman insandır şeytan değil
  
Bu mudur ?! ulu tanrım erdemli yaratığın
  Değişen varsa eger insandır zaman değil 
    
Aman acı zavallı suçsuz insan cağıza 
 Bu insan kardeşindir koç değil kurban değil
  
Yırtıtcı canavarlar pencesine güvenir    
  Mertliğin kardeşinde sınayan insan değil
    
İnsan neslini kesen bu zehirli sılahlar 
 Bir yüz karası ancak bu asra nişan değil
    
İman ile vicdandır bu  dünyanın kemalı  
 Dünyada bunlar olsa hiç bir şey nuksan değil
    
(( suya sal balık bilir , bilmese halık bilir ))
  Âlemde kıl kadarı yahşılık zıyan değil 
    
Zarerden başı çıkan herdem parmak gemirir
 Yahşılktan dem uran mütlaka pişman değil
    
Yahşılık bir alpliktir başaran yürek ister
 Kötülük kolay ıysa eyilik asan değil
    
Yerin dört bucağında kanlar boşa dökülür
    Yalnız fılıstın değil sadece lübnan değil
    
Anlaşma masasında çözülür problemler
 Suyu arkına salan cenk değil meydan değil
    
İnsanlar barışsalar bir birini sevseler
Yer yüzü bir cenettir zar değil zindan değil
      
Zavallı insanlıktır sakalmı ağardan
Dert değil , incik değil âşk değil hicran değil

Rıza çolakoğlu
10- Nisan 1990



#sizdengelenler
@Muhammed Çolak

Gelen En Güzel Şeysin Sen Başıma











Senin dolaylarında uyanıyorum yine. 
Hoş ve körpe bir ezgi ile. 
Sonra anımsıyorum sabah ki tebessümünü. 
Yüzüme bakmaya çekinip yerleri izleyerek gülüşünü. 

Hep yağmura,denize,bulutlara yazardım şiirlerimi. 
Bu ilk oluyor sevdiğime mazur gör tecrübesizliğimi. 
Artık yağmurum da, denizimde sen olursun belki. 
Sana ithaf ederim bundan sonra yazdığım her dizeyi. 

Senin dolaylarında uyuya kalıyorum yine. 
Hoş ve körpe bir ezgi ile. 
Bu defa rüyamda çıkıveriyorsun karşıma. 
Tekrarlıyorum gülümseyerek ;  
"Gelen en güzel şeysin sen başıma". 



Mehmet Atar

Seni Özlemek















Seni özlemek nefes almak gibi  
Seni özlemek su içmek gibi 
Seni özlemek yaşamak gibi  
Sensiz senin özleminle aldığım her nefes ciğerlerimi yakıyor  
Sensiz senin özleminle içtiğim her yudum su boğuyor  
Sensiz senin özleminle yaşamak öldürürken yaşatıyor 
Sensiz seni özlemek acıtıyor  
Varsın acıtsın, acı aşkın gerçekliğinin emaresidir. 
Senden olan sensizlik bile benim için bir hediyedir  
İçinde senin olan her şey hayatın tam kendisidir.

Papatya Ruhlu Kadın

Sen Gelsen
















Sözde Sıcak topraklar burası 
En fırtınalı günde bile tepededir buraların güneşi 
Suyu şifalıdır toprağı bereketli 
Hayat burada en kolaydı hani 
Neden bana zindan burası  
Neden genzimi yakıyor huzur kokan havası 
Gözlerim neden görmüyor uçsuz bucaksız o denizi 
Neden söyleyeyim mi? 

Sen yoksun  
Benim sıcaklığım olan sen 
Benim güneşim olan sen 
Benim toprağım olan sen 
Benim özgürlüğüm en sevdiğim esaretim olan sen 
Benim nefesim olan sen 
Benim sonsuz mavim olan sen 
Sen yoksun benim her şeyim olan sen  

Sen gelsen  
Erise içimin buzları 
Sen gelsen  
Doğsa ömrümün güneşi 
Sen gelsen 
Şifa bulsa damarlarımdaki kan 
Sen gelsen 
Bereketlense topraklarım  
Sen gelsen 
Senin esaretinle  özgürlüğüme kavuşsam  
Sen gelsen  
Ciğerlerime dolsa nefesim olan kokun 
Sen gelsen 
Kaybolsam içinde bir ömür o uçsuz mavilerin 
Sen gelsen 
Ben senin olsam kendime gelsem 
Sen gelsen de ben ben olmaktan çıkıp benden çok sen olsam... 

Dünyadan Bir Şıpsevdi

 












Evini sırtında taşır. Adı; dünyadır.
Burada yaşarım ben, kediler ile köpekler arkadaş iken.
Sazımı çalar, şarkılar söylerim.
Sokaklarda yürüyüp ahuları gözlerim.

Birine tutuluveririm aniden, tabi ismini bile bilmeden.
Yavaşça sokulurum yanına, güzel sözler söylerim ona.
Adını öğrenir şiirler yazarım hiç beklemeden.
Ben mecnun o Leyla oluverir birden.

Sözleşiriz "yarın görelim birbirimizi" diyerek.
Bekleriz güneşin doğmasını, güzel esvablarımızı giyerek.
Ben yoldan geçenleri seyrederim beklerken. 
Birisine takılır gözüm hiç istemeden.
(Fidan boylu , nefaset bir hanımefendidir bu)

Unutuveririm Leyla'yı hiç zaman kaybetmeden.
Soluk soluğa yetişirim bizim hanımefendinin yanına.
Başlarım konuşmaya güzel sözlerimle dokunuveririm kanına.
Etkilenir hanımefendi sahiden. 
Sohbete bir çay içerek devam etmek 
ister gözlerime bakarken.

...
Bakmışım ki yeni Leyla'mı bulmuşum.
Hemende onunla hayaller kurmuşum.
Düşümde Leyla ile evlenip
Mutlu bir yuvaya kavuşmuşum.
Düşlerim benzer birbirine.
Leyla farklı olur genelde.
Dünyadan "Şıpsevdi Mahmut"un hikayesidir bu.
Duyulmaz başka bir yerde . 

 

Bütün Kelimeler Anlamını Yitirdi Bu Şehirde

 














Bütün kelimeler anlamını yitirdi bu şehirde.
Gecesi sokakları, gündüzleri kalpleri ıssız buraların. 
Hergün aynıyım istemsizce.
Havasından mı yoksa yokluğundan mıdır? Çok üşütüyor bu şehir beni.
Kalabalık bir yeri, kalabalık bir insanı veya sadece kalabalığın kendisini sevmem. 
Belkide bu yüzden yalnızımdır. 

Bugün yağmur yağdı ve sen geldin aklıma. 
Usulca pencereye yaslanıp seni düşündüm. 
Sokakta sağa sola koşuşturan insanlar, kuytu bir yer arayan hayvanlar gördüm. Hepsi çaresiz gibiydi ama asıl her damlada ıslanan içinin yangını biraz daha çoğalan bendim.
Gözlerini, kokunu, sesini en çokta saçlarını ne kadar çok özlediğimi düşündüm. Boğulur gibi oldum sonra kendimi sokakta buldum.

Bitmek Bilmeyen Geceler

 






Bazen bir şeyleri kabullenmek veya anlamak çok uzun sürer.
Yorar, kırar belki biraz üzer.
Sen gitmek için gelmemişsindir ama bütün oklar çıkışı gösterir sana.
Önce saatlerce hayaller eşlik eder sana.
Bitmek bilmeyen gecelerin,isteksizce gittiğin işin, balkonda yalnız dinlediğin şarkıların belkide rüzgarda yaktığın bir sigaran...

Düşündükçe, üzülmeyi bırakırsın önce acısı geçmez ama yormaz kalbini.
Kadını bilmem! Ama erkek özler ince bir bakışı, tatlı bir gülüşü ve içten bir samimiyeti.
Gelmeyen birine gitmeyi utanç sayarsın. Dünyadakı onca acıyı hayal eder kendi acını küçücük bir yere koyarsın. Hayatın ne kadar hızlı geçtiğini saçlarına düşen beyazlar haber verir sana. Biri hayatına girsin istemezsin.

Senden Önce

 










Senden önce bilmezdi kalbim neydi 
aşk-ı derun
Sensin bu canın evi sen payitath-ı hümayun
Gül ki olayım tekrardan yeğlenip meftun
Canım,cananım,seherim en büyük tutkum.

Olmaz yüreğimde sen yokken yeni bir milat.
Gecelerim gündüzlerime niyedir bu kadar ırak?   
Kelamımdan düşmez her gece name-i vuslat.
Ey yâr yüreğimi sökte gençliğimi bana bırak..

Ah bu dilber zehr-i aşkı kendine sulh eyledi,
Çektiğim acıları nasıl bi can taşıyan görmezidi .
Gül yüzüme hüzün düştü gam-ı keder eyledi,
Yanımdayken bu cihan sanki bana cennet idi..